Kategori arşivi: PHP

Centos server Webuzo panel kurma

Merhaba arkadaşlar bu makalemde sizlere Webuzo panel naısl kurulur biraz ondan bahsedip birada tavsiye niteliğinde ipucu vermeye çalışacağım.

Şimdi kurulumumuza geçelim:

yum -y update

Daha sonra intaller dosyamızı çekip gerekli izni verelim

mkdir webuzo
cd webuzo
wget http://files.webuzo.com/install.sh
chmod +x install.sh

Başlayalım mı ??

./install.sh

Kurulum bittiğinde bize gerekli tüm bilgileri son ekranda verecektir. Son ekranı kopyalayıp bir konuma kaydedin, daha sonra aşağıdaki komut ile sunucu yeniden başlatma işlemi yapın.

reboot

Ben yinede hatırlatayım; Serveriniz açıldığında aşağıdaki gibi tarayıcınuzda açın.

Erişim adresi : ip:2004

Bu adresten giriş yapıp son ayarlamamızı yaptıktan sonra panelimiz kuruldu. Dns yönlendirmenizi yapabilirsiniz.

Phpmyadmin Mysql Postgresql gibi hizmetlerin şifrelerini aşağıdaki dizinde bulabilirsiniz.

/var/webuzo/my.conf

Bir başka makalemde görüşmek ümidi ile, kendinize iyi bakın…

Microsoft .Net Framework artık açık kaynak ! .Net Core

Microsoft yeni nesil yazılım iskeletini temsil eden .NET’i açık kaynaklı hale getirdiğini açıkladı. Windows, Mac OS X ve Linux’u destekleyecek .NET’in yanı sıra, Visual Studio 2015’e Android ve iOS desteği gelecek.

.NET Foundation

Yeni projenin artık ismi de biraz değişime uğradığını görüyoruz. .NET Foundation olarak belirlenen proje büyük ses getireceğe benziyor.

Visual Studio 2015’in ön izleme simülatöründe Android için emülatör sunan Microsoft, aynı zamanda Visual Studio ‘Community 2013’ün yeni versiyonunu bedava olarak sunacak. Microsoft bu adımla .Net, C# ve Visual Studio’yu geliştirici platformu olarak bir araya getirirken, Linux, Android, iOS, Mac ve Windows’u bu platformun içine katmış olacak.

Microsoft yeni hamlesinde farklı playformlarda pazar ihtiyacını geliştirmeye başlamışsa da bu bir avantajdan çok dezavantaja dönüşebilir…

Bugün günümüzde Linux açık kaynak ile kodlanmış bir işletim sisteminin bir çok geliştirici ile farklı işletim sistemleri oluşturulmuş durumda iken böyle bir açık kaynak sistem Linux dünyasının patlaması diye nitelendirebileceğimiz bir yankı uyandıracaktır.

Microsoft artık geliştiricileri sevmeye başladı !

Microsoft, web sayfasından yaptığı açıklamada Visual Studio Community 2013’yi tüm içerikleriyle bedava sunarak tüm geliştiricilere fayda sağlamak istediklerini belirtti. Mobil cihazlardan masa üstü ve bulut ile Web’e kadar her türlü platformda çalışan geliştiricilere sunulan Visual Studio Community 2013 bu bağlantıdan indirilebilir.

Açık kaynaklı .Net Core yazılım iskeletine ise Github‘dan ulaşılıyor. Daha fazla bilgi için buradan resmi siteye ulaşabilirsiniz.

Php If Koşulunun Kısa Kullanımı

Standart bir if koşulu yazmayı php ile ilgilenen hemen hemen herkes biliyor. Aslında işlevsel olarakta aşağıda göstereceğim kısa kullanımının hiç bir farkı bulunmuyor. Sadece gereksiz kod yazmamızı engelliyor.

STANDART IF KOŞULU KULLANIMI :
———————————————————————————————

$sehir = ‘Balıkesir’;

if($sehir == ‘Balıkesir’)
{
echo ‘Hoşgeldin Hemşerim’;
}
else
{
echo ‘Hoşgeldiniz’;
}
———————————————————————————————

IF KOŞULUNUN KISA KULLANIMI :
———————————————————————————————

$sehir = ‘Balıkesir’;

echo $sehir == ‘Balıkesir’ ? ‘Hoşgeldin Hemşerim’ : ‘Hoşgeldiniz’;

———————————————————————————————

Bir başka dersimizde buluşmak dileği ile.İyi çalışmalar..

Php mi? Asp mi?

Sosyal Medya yokken zamanının büyük bölümünü forumlar da geçiren kişilere bu yazının başlığı eminim çok tanıdık gelecektir. Yıllarca Webmaster, Yazılım forumlarında “PHP mi? ASP mi? hangisi daha iyidir, hangisini kullanmalıyım?” soruları soruldu. Bu soruların altında iki dilin avantaj ve dezavantajlarını objektif biçimde paylaşan kullanıcılar da vardı, kendi bildiği dili fanatikçe savunup diğer dili yerin dibine sokmaya çalışanlarda… Çoğunluk ne yazık ki “Açtı ağzını, yumdu gözünü” deyiminin hakkını fazlasıyla vererek, takım tutar gibi bir dili desteklemeye çalışıyordu.

Forumlar da dil tartışmalarından geçip kafası allak bullak olan yazılımcı adaylarından kimisi Php, kimisi Asp, kimisiyse Java vb. başka bir dili seçerek ilerleme kararı aldı. Bu dönem de tercihini ASP’den yana kullananları, ilerleyen yıllar da kötü bir sürpriz karşılayacaktı. Bildiğiniz gibi ASP Microsoft tarafından geliştirilen, Açık Kaynak (Open Source) olmayan bir dildi. Dolayısıyla bu dili kullananlar Microsoft’a hem dilin gelişimi konusunda bağımlıydılar, hem de .asp dosyalarını çalıştırabilmek için işletim sistemi (Windows) vb. zorunlu ihtiyaçlara lisans ücreti ödemek durumundaydılar.

Bir müddet sonra Microsoft “Artık ASP diline destek vermeyeceğiz ve geliştirmeyeceğiz. Yeni ürünümüz olan Visual Studio ortamında çalışabileceğiniz .NET platformunu hazırladık. Artık .net platformunun gelişimi için çalışacağız” açıklamasını yaptı. Asp.Net tamamen nesneye dayalı programlamayı benimsemiş, Visual Basic, C# gibi dilleri kullanarak yazılım geliştirilebilen bambaşka bir ortamdı. (-ki bence .Net platformu Object Oriented standartların yaygınlaşmasında olumlu bir katkı sağlamıştır) O yüzden ASP dilini kullanarak proje geliştirenlerin .Net diline geçişi pek kolay olmadı.

Yıllarca ASP ile proje geliştirmiş ve “Senior” seviyesine gelmiş kişiler Microsoft’un Asp’yi geliştirmeyi bırakması nedeniyle mecburen başka bir dile geçmek zorunda kaldılar. Bunlardan kimi Microsoft’un yeni platformu .Net ortamında yazılım geliştirmeye başladı, kimi de php, java vb. açık kaynak başka dillere yöneldiler.

Bir yazılım dilinde uzman olabilmek için bir çok proje içerisinde yer almak ve deneyim kazanmak gerekiyor. Her proje de farklı problemler yaşayıp bunları çözdükçe deneyim ve bilgi birikimi artıyor. Bir başka proje de aynı problem oluştuğunda “Ben bunu zaten daha önce yaşamıştım” diyerek hızlı çözüm üretebiliyorsunuz ya da projeye daha başlamadan olası problemler için öngörü de bulunup önlem alabiliyorsunuz.

Yani bir dilde uzmanlaşmak ciddi zaman ve mesai gerektiren zorlu bir süreci beraberinde getiriyor. Bir dili öğrenmek kolaydır ama bir dil de uzmanlaşmak oldukça meşakkatlidir. Zamanın da “Php mi? Asp mi?” sorusunda tercihi ASP olanlar başka bir dili öğrenerek herşeye baştan başlamak zorunda kalırken, php dilini tercih edenler tecrübelerinden bir şey kaybetmedi, platformun yeniliklerine ayak uydurdu (OOP vb.) ve hala bu dili kullanmaya devam ediyorlar.

Geçmişte yaşanan bu süreçle ilgili, Facebook sayfamızda içerik paylaştığımızda; Asp ile Asp.Net’in farklı platformlar olduğunu bile bilmeyen kullanıcılar da dahil olmak üzere bir kesim direk savunmaya geçti. Sanki böyle bir şey hiç yaşanmamışta, amacı Microsoft’a çamur atmak olan birileri kafalarından senaryo uydurmuş gibi. Geçmişte forumlarda yaşadığımız takım tutar gibi dil tutma alışkanlığımız devam ediyor sanırım. 🙂

Bir işletmeye bağlı ticari olarak gelişen diller ile open source dillerin en belirgin farklarından birini bu yazı vurgulamıştır sanıyorum. Amacım “Açık kaynak olmayan dil, kötü dildir” demek değil. Böyle iddialı bir cümleyi söylemek benim haddime de değil zaten. Aksine .Net platformunun nesne tabanlı programlamanın dibine vurabileceğiniz, tümleşik bir yazılım geliştirme ortamı olduğunu düşünüyorum. Geçmişte küçük çaplı da olsa .Net ile geliştirdiğim projeler oldu. Hatta o dönemde C# ve Visual basic ile ilgili paylaştığım video dersler de oldu. Bence bir dilin fanatikliğini yapmadan, platformların artı ve eksilerini karşılaştırarak, ihtiyaçlar doğrultusunda hangi teknolojileri kullanacağımıza karar vermemiz gerekir.

 

Kaynak : webteders . com

Seo Nedir ? Nasıl Yapılır? – Google SEO Araçları Nelerdir ?

Seo Nedir ? Nasıl Yapılır?

Google Seo Nedir biraz bundan bahsedelim. Kelimenin ingilizce çevirisi “Search Engine Optimization” yada türkçe açılımı “Arama Motoru Optimizasyonu” dur. Bunun anlamı şudur, majör arama motorlarında sayfa veya sitelerin daha ileride, üst sıralarda,yukarılarda veya ilk sayfada çıkması için webmaster seo uzmanlarının yaptıkları çalışmadır.

SEO’nun asıl amacı yapılan arama motoru optimizasyonu sayesinde arama motorlarında aranan kelimelerin üst sıralarda listelenmesini sağlamaktır. Bunu sağlamak için seo hocaları veya uzmanları çeşitli yötemler kullanır. Bunlardan başlıcaları forum backlinkler, blog yorumu backlinkleri, wiki backlinkler site içi ve dışı optimizasyonlar şeklinde sıralanabilir. Günümüzde en popüler arama motoru google doğal yöntemlerle yapılan seo’yu iyi bir şekilde puanlandırıp siteyi ilerilere taşımaktadır.

Bu yazımda Google’ın bizlere sunduğu SEO araçlarını anlatıyorum. Bu araçlar yardımı ile Google’da yapılan aramalarda nasıl görünebileceğimizi düzenleyebiliyoruz.

Arama motoru optimizasyonu çalışmaları neredeyse tüm dünyada Google öncelikli yapılmaktadır. Bazı ülkelerin izlediği politikalar dışında Google her ülkede etkili bu nedenden dolayı yapılan tüm değişiklikler Google veritabanında yer alabilmek için yapılmaktadır.

İşte bu noktada bizlere yardımcı olabilecek Google SEO Araçları;
(Bu araçlar anahtar kelime seçimi – site içi arama motoru optimizasyonu konularında yardımcı olmaktadır.)
* Google Web Yöneticisi Araçları: Sitenizin durumunu Google size sürekli olarak bu araçta göstermektedir. Kişisel olarak görüşümüz bu aracı her site kullanmalı. Sitenizin alt yapısı hakkında pek çok uyarıyı görebilir ve erken müdahale ile yarışta daha fazla aktif rol alabilirsiniz.

Kırık linklerinizi görebilir, site hızı ölçümlerini yapabilir, size karşı uygulanan negatif SEO çalışmalarının önüne geçebilir en önemlisi Google sitenize karşı bir cezai işlem uyguladı ise öncesinden uyarı alabilir ya da ceza için tekrar değerlendirme isteği gönderebilirsiniz. Sonuç olarak tekrarlamak gerekirse her site sahibi bu aracı kullanmalı.
* Google Analytics: Google’ın site sahiplerine sunduğu ve sürekli geliştirdiği trafiğinizi ölçümleyebileceğiniz web analiz aracı. Bu aracı kısaca size Google ağzından iletmek istiyoruz.
“Google Analytics, satışları ve dönüşümleri ölçmenizi sağlamakla kalmaz, aynı zamanda ziyaretçilerin sitenizi nasıl kullandığı, sitenize nasıl geldiği ve tekrar ziyaret etmelerini nasıl sağlayabileceğiniz ile ilgili yeni bilgiler sunar.”
* Google Trends: Bu araç sayesinde anahtar kelimelerinizin aramalarını kontrol edebilir ve web siteniz ile karşılaştırabilirseniz. Ayriyeten pek çok anahtar kelimeyi kendi arasında da analiz edebilirsiniz.
* Google Traffic Estimator: Daha çok adwords için kullanılan bir araç olsa da arama motoru optimizasyonu için de aklınızda fikir oluşması adına belli karşılaştırmalar yapabilirsiniz.
* Google Keyword Tool: Anahtar kelimelerin hangi ülkede, hangi dilde ortalama ne kadar arandığını ve rekabet durumunu görebileceğiniz bir araç. Adwords çalışmaları için üretilen bu araç arama motoru optimizasyonu çalışmaları için de hayat kurtarmaktadır.

Her ne kadar Google verileri net göstermese de akıllar da fikir oluşmasını sağlamaktadır. Bir kelime üzerinde çalışma yapmadan önce bu araç ile kelimeyi analiz etmenizde fayda var.
* Google Zeitgeist: Google her yıl sonunda o yıl için özel olarak topladığı verileri bizler ile paylaşıyor. Genel anlamda bazı fikirler verebilecek bu aracı takip etmekte yarar var.
* Google Website Optimizer: Sitenizin farklı sürümlerinizi bu araç sayesinde test edebilirsiniz. Bu sayede en iyi dönüşüm alan sayfalarınızın analizlerini yapmanız mümkün.

Bu aracı sitenizin trafik hacmi belli bir noktaya geldikten sonra kullanmanız ve doğru analizler ile sitenizi şekillendirmeniz dönüşümlerinizin daha çok artmasını sağlayacaktır. A/B Split Testini aklınızın bir köşesine yazın ve ilerisi için mutlaka deneyin.
Sonuç olarak Google’un pek çok farklı amaç için yayına aldığı bu araçları, arama motoru optimizasyonu yardımcı araçları olarak kullanmak bizlerin elinde. Fakat bu araçları kullanarak elde ettiğiniz verilerin %100 doğru olmadığını ancak ulaşabileceğiniz en tutarlı sonuçlar olduğunu aklınızdan çıkarmayın.